Siyaset Seyahatte

Oldum olası otobüs yolculuklarının her türlüsünü sevmişimdir. Ama en çok da toplu taşıma otobüslerini…o kısacık yolculuk anında ne anlara, anılara, hayatlara, mutluluklara, üzüntülere, telefon sohbetlerine daha neler nelere şahit oluruz…kah yaşlı teyzenin ah bizim gelin yokmular, kah genç kızın ayrıldığı sevdiğinin ardından döktüğü yaşlar, derslerin üstesinden gelemeyip altindan kalkamayanlar, kah susup uzaklara dalanlar, lar lar da lar lar…birde genciyle yaşlısıyla son zamanların son moda konuları varki evlere şenlik…

31 Mart seçimlerine sayılı günler kala bir yarış ki dillere destan. Parklar,banklar, duraklar, caddeler derken belediye otobüsleri de eklendi bu furyaya..herzamanki gibi kitabimi aldim geçtim en arkalarda cam kenarında ki yerime…orta dolulukta olan otobüste neredeyse herkes oturuyordu…önümde oturan iki tonton amcanın konuşmalarına kulak misafiri oldum farkında olmadan…kaç dakikadır konuşuyorlardı bilmem ama belliki sohbetin gidişatı pek iyi gitmiyordu…

Senin aday, büyükleri olmadan konuşamıyor, senin aday da sahtekar sözleriyle gerginliğin fitili ateşlendi…yanliz hiç istiflerini bozmuyorlar, iki medeni insan gibi sanırsınız ki hayatın guzelliklerinden bahsediyorlar…

Sizin adayınızın bu açığı var yok sizin aday zorla aday oldu falan filanlarla başlayan sıradışı konuşmaların höd haytlara dönüşmesi uzun sürmedi.

Sen illetsin yok bilmem ne sen zilletsin, siz teröristsiniz, siz kendinize bakın devleti soydunuzlar havalarda uçuşuyor…hızını alamayan beyaz saçlı amca ani bir çıkışla utanmazlar diye haykırınca karşı tarafın cevabı gecikmedi…utanmaz sizsiniz, yirmi beş yıl önce girdiğin tüp, ilaç kuyruklarını unuttun galiba derken, unuturmuyum hiç ozamanın şartlarında öyleydi buzamanin şartlarında patates soğan kuyrugundayim…

Hangi ara muhabbet aldı yürüdü, gitti geldi nezaman bu noktaya gelindi meçhul …hakli haksız arama derdinde değildim ama amcalarimın izlediğim manzarası içler acısıydı…Ah be amcalar nedir sizin kavganız neyin derdindesiniz, bu işleri yapan insanlar zaten var, bırakında yapmaya devam etsinler, senin aday benim aday da ne oluyor. Yapmayın amcam, kardeşim, ablam…Kavganı sandıkta göster ve iki günlük fani dünyanı bu şekilde zehir etme…kardeşce dostça yaşamak varken manasız öfkenizi gömün gitsin…Eleştirin tabiki ama bloklaştırmayın çünkü hepsi senin benim değil bizim ülkemiz için birşeyler yapmaya çalışan bizim insanımız.

Sizin düşmanlığınız kininiz, nefretiniz, kime biliyormusunuz? Yıllardır yediğinizin içtiginizin ayrı gitmediği ve yarın öbürgün yüz yüze bakmaya yer bırakmadığınız dostunuza, akrabanıza, kardeşinize, komşunuza… Birbirinizi sevmek için harcayın enerjinizi çünkü Alexander Hamilton’nun da dediği gibi “Haklı bir siyasi davaya en büyük zararı, muhalefetin acımasızca saldırması değil yandaşlarının aptalca savunması verir.”